
Binlerce yıllık taşların hâlâ nefes aldığı topraklarda, zaman yavaşlıyor…
Mardin’in altın rengi sokaklarında yürürken geçmişin bilgeliğiyle buluşuyor, Mezopotamya’ya bakan teraslarda her seviyeye uygun yoga dersleri ile bedenimizi ve zihnimizi yumuşatıyoruz. Güne yoga ile uyanıyor, gün içinde Mardin’in kapalı kapılar ardındaki özel mekânlarını keşfediyoruz. Her adım, her nefes biraz daha içeriye doğru.
Urfa’da ise insanlık tarihinin başladığı yere dokunuyoruz. Göbeklitepe’de taşların hafızasına tanıklık ederken, sadece geçmişi değil, kendimizi de dinliyoruz. Urfa’nın bilinen rotalarının ötesine geçiyor, şehrin ruhunu taşıyan özel duraklarda sessizliğin ve sadeliğin içine giriyoruz. Yoga pratikleri bu toprakların kadim enerjisiyle birleşirken, bedenle birlikte niyetler de arınıyor.
Eğer yolun biraz yavaşlamaya, bedenin ve ruhun kadim bilgilerle buluşmaya niyetliyse; bu yolculuk seni çağırıyor.




















